YESRİP

YESRİP ×÷)(»๑۩۞۩๑: ﷲ ×÷·.·´¯`·)» doğru yerdesiniz kardeşliğin buluştuğu mekan «(·´¯`·.·÷× ﷲ :: ๑۩۞۩๑«)(÷×


Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

DÖRT MEZHEP ALİMLERİ ARASINDAKİ TARTIŞMA

Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1icon DÖRT MEZHEP ALİMLERİ ARASINDAKİ TARTIŞMA Bir Paz Ağus. 29, 2010 6:16 am

mazlum21

avatar
{{{~Forum Yönetici ~}}}
{{{~Forum Yönetici ~}}}
1. Bölüm HANEFİ MEZHEBİ FIKHININ ELEŞTİRİSİ

(Bu eleştirileri Ehl-i Sunnet'in 4 mezhebinin alimleri Hanefî fıkhına yönelik yapmıştır.

Burada Yuhanna ile dört mezhep alimleri arasında geçen tartışmalardan derlenmiş bazı unsurları sunuyorum......

Dört mezhebin tartışmalarından seçmeler

1. Yuhanna yeni Müslüman olmuştur. Hanefi ona der ki: biz peygamberimizin üzerinde olduğu yolu yakinen bilmiyoruz. Ancak izlediği yolun İslam’ın dört mezhebinin dışında olmadığını biliyoruz. Dördümüzden her biri haklı olduğunu iddia ediyor. Ancak hak olduğunu iddia edenimiz batıl üzere de olabilir. Kısaca bana göre en münasip ve sünnette en fazla mutabık olanı akla en uygun gelen insanlar katında en üstün kabul edilen Ebu Hanife’nin mezhebidir. Sultanlar da dahil ümmetin çoğu onun mezhebini seçmiştir. Sana onu tavsiye ederim. umarım ki kurtuluşa eresin....
Şafi alimi dedi ki: Sus konuşma. Allah’a and olsun ki yalan söyledin; uyduruyorsun. Ebu Hanife’nin söylediğine, kendi kişisel görüşünle söylediğine nasıl bağlı kalabilirsin ki! O kişisel görüş sahibidir. Nassın karşısında içtihat eder. Allah’ın dininde kendine hoş gelenle fetva verir. Bu saçma görüşü onu şunları söylemeye kadar getirdi: “ Eğer adamın biri Hindistan’da iken Rum diyarında olan biriyle şer’i şekilde nikahlanırsa., sonra onun yanına iki yıl sonra gelir de onu kucağında çocukla hamile olarak görürse ve ona “Bunlar nedir?” denilse, kadın da çocukların diye cevap verirse ve bu olay Hanefî bir kadıya götürülürse, o çocukların söz konusu adamın çocukları olduğu hükmedilir. O çocukları söz konusu adama her şekilde yamalar. Ondan miras alırlar ve o da çocuklarından miras alır. Adam bu nasıl olabilir ona yaklaşmadım derse kadı adama “ belki de cünüp oldun ve meninin bir parçası uçtu da onun fecrine dahil oldu, diyecektir.

2. “Bir kadın bir erkekle evlenip zifafa girse, adamın biri ise bu kadına aşık olsa, kadıya gidip zifaf yapan adamdan önce o kadınla evli olduğunu söylese ve rüşvetle fasık şahit getirip onları davasına şahit tutsa kadı onun lehine hüküm verecektir. Dolayısıyla kadın kocasına her türlü haram olacak ikinci adamın karısı olacaktır. Her türlü de o adama helal olacaktır. Bu helallik söz konusu bile bile yalancı şahitlik eden fasıkların sayesinde olacaktır.”
3. Ebu Hanife demiştir ki: “ Bir kadının kocası ortadan kaybolsa ve kendiden haber alınmazsa, bir adam gelip kadına kocan öldü “iddetini bekleyebilirsin” derse ve kadın iddetini bekledikten sonra başka biriyle evlenip, evlendiği kişiyle ilişkiye girdikten sonra ondan çocuk sahibi olsa, bu ikinci adam da ortadan kaybolsa ve birinci adamın hayatta olduğu ortaya çıksa ve kadını bulsa ikinci adamın evlatları da birinci adamın olur. Çocuklar ondan miras alır, o da çocuklardan miras alır.”
4. Ebu Hanife demiştir ki: “ Herhangi bir adam Müslüman bir kadını görse, kadıya gidip o kadının kocasının onu boşadığını iddia etse, iki de yalancı şahit getirse ve herkes bu ikisinin yalancı şahit olduğunu bilse bile kadı o karı-kocayı ayırabilir. Ve kadın şahitlerden herhangi birisi ile evlenebilir”
5. Ebu Hanife demiştir ki: “Adamın biri livata yaparak bir çocukla ilişkiye girse, o adama had uygulanmaz sadece uyarılır” Oysa Resulullah buyurur ki “ Kim Lut kavminin yaptığını yaparsa yapanı da yapılanı da öldürün”
6. Ebu Hanife demiştir ki: “ Eğer dört kişi bir adamın zina yaptığına şahitlik etse ve adamda onları onaylasa o adama had uygulanmaz. Eğer yalanlasa had sabit olur ve uygulanması gerekir.”
7. Ebu Hanife demiştir ki: “Adamın biri başkasının buğdayını gasp edip onu un haline getirirse, onu öğüttüğünden dolayı mal sahibi olur. Buğdayın sahibi unu almak istese ve gasp edene öğütme parasını da verse, gasp edenin kabul etmesi gerekmez, onu engelleyebilir eğer buğday sahibi öldürülürse kanı boşa gitmiş olur ancak gasp den öldürülürse buğday sahibinin bu sebepten öldürülmesi gerekir”
8. Ebu Hanife demiştir ki: “Adamın biri annesini veya kız kardeşini satın alıp nikah kıyarsa , bilerek ve kasten yapmış olsa dahi ona had uygulanmaz”
9. Ebu Hanife demiştir ki: “ Eğer birisi annesi veya kız kardeşiyle, annesi veya kız kardeşi olduğunu bilerek nikah kıyar ve ilişkiye girerse o kimseye had uygulanmaz. Çünkü akdin kendisi şüphe sayılır”
10. Ebu Hanife demiştir ki: “ Eğer cünüp olan birisi içi şarapla dolu bir havuzun yanında uyur da uykusunda devrilip havuza düşerse cünüplüğü ortadan kalkar ve temizlenmiş olur”
11. Ebu Hanife demiştir ki: “Şarapla abdest almak caizdir ve hatta abdeste ayaktan da başlanabilir, elleriyle sonlandırılabilir , tabaklanmış köpek derisini üstüne giyebilir ,kurumuş dışkının üzerine secde edebilir, Hintçe tekbir getirebilir, İbrani’ce fatiha okunabilir , selam vermeden önce bilerek yellenebilir tüm bunlara rağmen namazı sahihtir.

Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz