YESRİP

YESRİP ×÷)(»๑۩۞۩๑: ﷲ ×÷·.·´¯`·)» doğru yerdesiniz kardeşliğin buluştuğu mekan «(·´¯`·.·÷× ﷲ :: ๑۩۞۩๑«)(÷×


Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Yüksek El (Veren) Olmak

Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1icon Yüksek El (Veren) Olmak Bir Ptsi Ara. 22, 2008 7:20 pm

e.ubey

avatar
{{{~Yönetici~}}}
{{{~Yönetici~}}}
Buhârî ve Müslim'in rivayet ettiği bir hadiste de Efendimiz şöyle buyuruyor: اَلْيَدُ الْعُلْيَا خَيْرٌ مِنَ الْيَدِ السُّفْلَى "Yüksek el, aşağı elden daha hayırlıdır"[32]

Yed-i ulyânın, veren ve infak eden el, yed-i süflânın da alan el olduğu, yine doğrudan doğruya Efendimiz'in yorumudur[33] Realite olarak, veren elin üst, alan elin de alt sayılmasının yanında, infak edene râci sevap ve fazilet bakımından, verenin alanın üstünde olduğuna da işaret buyurulmaktadır İnsanın şeref ve haysiyeti açısından bunlardan biri "ulvîlik" ise, bazı durumlarda diğerine de "süflîlik" denebilir ki, selim tabiatları vermeye teşvik ve almadan tenfir etmek bakımından, üslûp fevkalâde ve bu üslûba esas teşkil edecek malzeme de, değiştirilemeyecek şekilde yerli yerindedir

Ayrıca, verme ameliyesinin havada kalmaması ve mutlaka bir alıcının bulunması lâzım geldiği için de, veren elin hayırlı olmasını ifade ile iktifa edilmiş ve "Alan el şerlidir" denmemiş aksine az hayırlı olduğu ifhâm edilerek; bazı şerâit dahilinde alma ameliyesinin mahzursuzluğuna da tenbihte bulunulmuştur

Bütün bu mânâlar mahfuz olmakla beraber; bu hadisi, "Veren el, alan elden üstündür" şeklinde tercüme etmek ek------ Zira, hadiste kullanılan kelimeler, bizim tercüme ettiğimiz kelimelerin karşılığıdır Efendimiz, bu ifadelerinde mecazî bir üslûbu tercih etmiştir Onun için sadece "veren el" veya "alan el" ifadeleri, bu mânâlardan olsa olsa bir tevcih olabilir; fakat kat'iyen bütünü değildir

Evvelâ, burada cüz zikredilip küll murad edilmiştir Yani elden kastedilen, bizzat insanın kendisidir Bu mânâ ile "Veren insan, alan insandan hayırlıdır" mânâsı kastedilmiştir

Bazen Alan Hayırlıdır

İkincisi: Arapça'da veren اَلْمُعْطِي ; alan ise اَلْآخِذُ kelimeleriyle ifade edilir Eğer Allah Resûlü, bu kelimeleri اَلْيَدُ kelimesine sıfat yapsaydı, o zaman "Veren el alan elden hayırlıdır" dememiz uygun olurdu Hâlbuki Allah Resûlü, "veren" veya "alan" elden değil de "üst" ve "alt" elden bahsetmektedir Bu ifadeden de şöyle bir nükte hatıra gelmektedir: Her zaman veren el, alan elden hayırlı değildir Bazı hallerde, alan el, çok daha hayırlı olmasa da, mecbur kaldığı için veya verene sevap kazandırmak kastıyla alıp yerinde sarfettiği takdirde veya veren minnet ediyorsa böyle durumlarda hayırlı ve üst el, alanın elidir Veren zâhiren üstte olsa dahi, hakikatte belli bir ölçüde alttadır

Öyle insanlar vardır ki, fukara-i sabirîndendir Saçı başı dağınık ve meclislerde hep irdelenmektedirler Kapı çalsalar onlara kapılar açılmaz İki Cihan Serveri'nin beyanı içinde onlar, herhangi bir mevzuda Allah'a yemin etseler, Allah onları yeminlerinde yalancı çıkarmaz Berâ b Mâlik bunlardandır[34] Müslümanlar harpte sıkışınca Berâ b Mâlik'e müracaat eder ve galip gelineceğine dair ona yemin ettirirlerdi O da yemin ederdi ve galip gelinirdi[35] İşte alan el, böyle bir insan da olabilir

Ashaptan Sevbân, çok fakirdi Bununla beraber Allah Resûlü ona, hiç kimseden bir şey istememesini tavsiye etmişti O günden sonra o, kimseden bir şey istemedi Hatta, devesine binmiş giderken bazen kamçısı yere düşerdi de, o, kimseden istememek için hemen devesinden iner ve kamçısını bizzat alır sonra da tekrar devesine binerdi[36] İşte bazen onun gibi bir insana da bir şey verilmiş olabilir ve bu, sanki temessül etmiş Cibril'e bir şey vermek gibidir Hiçbir zaman, alan durumunda olan bu ve bunlar gibi şahıslar, verenlerden daha aşağı değillerdir Zira, Hz Âişe Validemiz ve Hz Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bir hadisten anlıyoruz ki, böyle insanlara bir şey verilirken, evvelâ o verilen şey keyfiyetsiz, kemmiyetsiz Cenâb‑ı Hakk'ın eline konmaktadır Ve verilen insana o şey, bizzat Cenâb-ı Hak tarafından verilmektedir[37]

Tavsiyeler

Allah Resûlü, bu ifadeleriyle bize şu tavsiyede de bulunuyor: "Kendinizi daima aziz tutun Dilencilikle nefsinizi hor ve hakir kılmayın Hem fert hem de devlet plânında, hiçbir zaman "alan el" durumuna düşmeyin, her zaman "veren el" olma durumunu korumaya çalışın Böylece hep üstte olur ve izzetinizi korursunuz Şunu unutmayın ki, üst daima emniyet içinde döker-saçar, alt ise endişeyle toplar, endişeyle yaşar Siz, hâkim el olun, mahkûm el olmayın Üstte olursanız, hâkim el olursunuz"

Devletlerarası Ölçü

Bu hadis bizim için, devletlerarası münasebette de, yanılmaz ve yanıltmaz bir ölçü durumundadır Eğer biz, üst el olabilirsek, devletlerarası muvazenede bize de bir yer düşecektir Böylece süper güçler tarafından sömürülen insanımız belini doğrultma fırsatını bulacak ve kurtulacak; aksine, hep sömürülen, hep hakir görülen insanlar olma durumundan kurtulamayacaklardır Günümüzde umumî manzara, arz ettiğimiz hususların en açık belgeleriyle dolu süper güçler, göstermelik olarak verdikleri üç-beş kuruşu, o milletlerin kanını emerek, onları iliklerine kadar sömürerek geriye almaktadırlar ve bugün biz, "alan el" olma zilletini acı acı yaşamakta ve çaresizlik içinde yutkunmaktayız Öyleyse hem fert olarak hem de millet olarak bize düşen şey, çalışma, gayret gösterme ve bütün İslâm âleminin, hatta bir ölçüde bütün insanlığın bizden beklediklerini yapıp edip ortaya koymaktır

Burada da yine çok kısa ve veciz ifadesiyle Allah Resûlü, anlattığımız bu şeyler gibi kim bilir daha hangi hususlara işaret buyurmaktadır?

[32] Buhârî, zekât 18; Müslim, zekât 94-97; Ahmed b Hanbel, el-Müsned, 2/4
[33] Buhârî, zekât 18; Müslim, zekât 94
[34] Tirmizî, menâkıb 54; Beyhakî, Şuabü'l-iman, 7/331
[35] İbn Hacer, el-İsâbe, 1/281
[36] Ebû Dâvûd, zekât 27; İbn Mâce, zekât 25
[37] Buhârî, zekât 8; Müslim, zekât 63-64; İbn Hacer, Fethu'l-Bârî, 3/279

http://yesrip.yetkinforum.com

Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz